kaybettim,dinliyorum günah çıkarır gibi her söz nakşedilmiş gönüle ezbere biliyorum yaşanmışlıkları hisleri tekrar ediyorum sensiz,sessiz
bazen gemiler dönüyor geriye bazen neşe bazen keder ne farkeder yok artık işte hayat böyle akıp gidiyor
uçağın kanadından kuş yapıyor üstüne laf diziyorum otomatik olmuş her şey tahterevalli misali bir çıkıyor bir iniyorum aldırmadan kimselere şartlı refleksler veriyorum
gel bir oyun oynayalım seninle yer değişelim sessizce gülen elma ağlayan nar yerine ağlayan elma gülen nar olalım kime ne
koridordan geçip bakınca pencereden ışık ve sevgiyle görüyorum ki giderken bıraktığın yere olanlar olmuş olanlar olmuş
sabahlar aynı sabah müzikler aynı sesler aynı kuşlar değil arada geçip giden yılları kimler aldı
geriye sarıp sarıp yakınıyor değilim anılarla piştim umutla yaşadım bugüne vardım elde ne varsa hak ettim olmayana yerinmek keşke demek huyum değil öyle kabul ettim
içeride uyuyan iki çocuk yoluna bakan bir kadın akıldan çıkmayan gönülde tapulu bir yığın arkadaş aşkı eskitmiş yıpranmış can vermemiş birkaç sevgili koltuk altı beze çıkar mıyız bahara kim bilebilir ki
“şöyle gülümse kalk yüzünü yıka” diyen adam senden aldım ilham yola çıktım geliyorum ben de düşler ülkesine ve ötesine hazırlan
kazancı ezmeyi biliyorsun nasıl geldiği pek değil umurunda iki kelam nasihatı çok görüyorsun on yedisinde her şey hazırında işlerin tıkırında
iş başa düşünce birkaç sene içinde üç kuruş kazanmak zor henüz zerre kadar değilsin ayırdında daha çok dinleseydim dediğinde a canım gelmiş geçmiş olacak gazan mübarek ola
ey sabır,ey sabır varsan üç kere vur bittiysen bitti de aranmayalım ey sabır,ey sabır taştıysan bendime hakim ol da zarar vermeyeyim canıma cananıma
ey evlat,ciğer parem soyum sopum iki gözüm bunca döner dilim budur dileğim arzum bir söyle bin işit baban değil düşmanın ister dinle anla ister salla yuvarla her halükarda bil ki sade senin değil benim de ağrır başım
ey can,ey canan sen de nasihat et olunca evladına kendince bul yolunu karınca kararınca dilini tut,gözünü aç sabır taşar ense kararırsa unutma kötülük düşünmez hiçbir ana baba son kertede der ki dedim diyeceğimi gazan mübarek ola
şiirimin dili yıllar öncesinden bir esinti düşünmeye itti kimim hangi bağın bağbanı hangi özrün kusuru ne sebep geldim ne kadar kalıcam kimin umurunda benden gayrı
şiirimin dili alazlı,alevli zehir kusan yılan gerçeğinden utanan yalan hangi üzümün şırası hangi küfrün arızası gidiyorum dostlar yolumu aldım kinimi kustum sevgimi sundum yeter bu kadar
dudu diller,parlak gözler yaşadığını sevinçle dillendiren sırf kendine mal etmeyen herkes yaşasın diyen bir gönül
bilse de mümkün değil örnek olayım yaşadığımla yaşatayım olmayana anlatayım anlamasını sağlayayım hakkın peşinden gitsin sebebi ben olayım diyen bir akıl
süzülüp gelen hüzünlerin hüzün mü dedin kıyametlerin zorunlu olgunlaştırıp kıymet kattığı közlerin içinde yanan ateşle soğuyan bir serinlik
ra ra rasputin diye tepinen nesil ne bilsin on yıllar sonra dünyanın başına bela olacağını putin gibilerin
ra ra rasputin russia’s greatest love machine hayaline girdi bütün queen’lerin nereden bileceklerdi bir başka putin’in dünyanın çivisini sökeceğinin
eküriler etrafta orda burda dostlar görsün alışverişte komünist artıklarına para pul için kul köle olan sağda solda tek yüzükle yüzüklerin efendisine dönüşen fırıldak dolu dünya
soyu sopu kurumadı pis faşistlerin geldik gidiyoruz kurtaramadık dünyayı aç gözlü gafillerden bu ne şanssız ne beceriksiz nesilmiş dua etmekten başka bir şey gelmedi elden