Gecenin getirisi

sabah erken kalkıp
güne bir kaç satır bırakıyorum
sonra onları bir eskici gibi toplayıp
tekrar akşama yelken açıyorum
derin hülyalara daldığım uzun geceler
bütün saçmalıkları
istenmeyen yıkıcı gerçekleri
çoğunun evet ya diyeceği hayalleri
yaşama dair plan projeleri
hepsini ortaya döküyorum
ay ışığı varsa ne alâ
yoksa kendi ışığımla kavruluyorum
bazen kendimden korktuğum oluyor
yüzümü yıkıyorum
aynaya bakıyorum
geçmediyse öncekilere sarılıyorum
düğümleri çözüp tekrar bağlıyor
eski defterlerin tozunu alıyor
bazı kitapların yerini değiştiriyorum
kafamdan atamadıklarım varsa
müziği sonuna kadar açıp
mevsimine göre bir şarkıyı yüksek sesle
tekrar tekrar tekrar dinliyor
biriken uğultulu kelimeleri
yazıya döküp
yine yeni doğan güne salıyorum
böyle yaşıyor
böyle yazıyor
böyle tutunuyorum

https://open.spotify.com/episode/5WJ5gTD526xfobHyaO3Mff?si=3LxhN3L8Sd6HxAibg3ceOg&utm_source=copy-link

Soracaktı ilk fırsatta

okudu daha geçenlerde
altını üstünü çizdi
anlamadıklarını tekrar okudu
katılmadıklarının yanına
soru işareti koydu

koca bir eleştiri kitabının
içindekilerinde rastladığı
adının yanına
küçük bir çentik attı
sıradakileri atlayıp
onu öne almıştı

soracaktı ilk fırsatta
karşılaşınca bir şiirde
romanda veya fuarda
ne demek istedi
niye öyle yazdı
başka türlü yazsa
olmaz mıydı diyecekti
yarı patavatsızca

göçüp gitti
okuyucu vuslatına
birkaç satır kala
yazanın ömrü
okuyanın çabası yetmedi
buluşma fi tarihine ertelendi
ne denilebilir ki
takdir-i ilahi

https://open.spotify.com/episode/5fVngaRQijbmYGyrOXo7xW?si=YQj3sdNXQp2a1-43yQ-0Ew&utm_source=copy-link

-kene

en çektiği
en benzediği
kene
eldeki avuçtaki gider
bakar-kene
devlet millet soyulur
yer-kene
çalıyor ama çalışıyor
der-kene
çuval kömür,paket makarna
kanar-kene
oy ver ihya ol
verir-kene
bir şey değişmez
dua eder-kene
yaşadıkça celladını
sever-kene
acı ilacı sualsiz
emer-kene
acımıyor devam der
….-kene
ne desen boş
nasihat işlemez
vadesi gelince
göçer-kene

https://open.spotify.com/episode/4dN83F53iOdkFuZGNOXe7v?si=31X1GHyATli8OXYUHd5KSA&utm_source=copy-link

Genç ölüm

hengameye yakışmayanın
günaha karışmayanın
acil lazım olanın
tanrı eliyle
açık daveti
cennete avdetidir
genç ölüm

yaprağı incitmeden
gül koklar gibi
bir anlık heves
tek çekimlik nefes misali
sorgusuz sualsiz
yüce mertebeye
hızlı geçiştir
genç ölüm

bir anı bir fotoğraf
kırık dökük kalplere
bir şarkı birkaç satır
yaralı gönüllere
bilinmeyen meçhule
tek yön kanat çırpıştır
genç ölüm

kalana denir ki
kimse benzemez gidene
yakışmaz özür
vakitsiz göç edene
acısıyla yaşamak zorunda olanın
yaktığı ağıttır
genç ölüm

https://open.spotify.com/episode/6gfUFYYTJWxW8xPRjtBCTl?si=mB3UR3A-R_SvkIdQDrlptQ&utm_source=copy-link

Sen güzel

yorgun gönlümde hazan yaprakları dökmekte
tahammül imkanları bir bir sona ermekte
attığım her adımım sonlara götürmekte
yine de hazan güzel
hasret güzel
sen güzel

devamı gelmese de tadı başka gülmenin
hesabı yok uğrunda zorluklara girmenin
nedensiz sensiz yaşam bedelidir sevmenin
ölsem de hayat güzel
sevmek güzel
sen güzel

durulmayan çağlayan bir kalp ağrısı idin
derdime de hüznüme yettiğin kadar yettin
çözümsüz bir soruna çare olmadan gittin
gitsen de adın güzel
niyet güzel
sen güzel

ağlarım ardın sıra geri dönmeyeceksen
gittiğin yerden haber selam etmeyeceksen
bana ne alem yeter bu alem etmez bir sen
seninle yaşam güzel
ölüm güzel
sen güzel

https://open.spotify.com/episode/6xBV4ymlQR0ljJCMGBNbif?si=WVqquw79SvyDL7UuM7rE1g&utm_source=copy-link

Ruh bağışı

Bu ruhu devralacak
Bir beden arıyorum
Bulamazsam
Haraç mezat gidecek
Kime kısmet olacak
Bilmiyorum

Övünmek değil
Kıyamamak
Memnun olmak halinden
Çoktan geçtim bedenden
Ruha yer arıyorum

Adam sende boşver
Kime nasip olursa olsun
Denebilir
Nihayetinde tanrı bilir
Yine de şansımı
Denemek istiyorum

Karıştığı her işe
Dozunda katılmış
Çok yıpranmamış
Yücelsin diye epey çalışılmış
Ruhu bağışlıyorum

Kıymeti bilinmiş desem
Tam öyle değil
Bilinmemiş diyemem
İkinci el diye tereddüt etme
Dilbaz mühendisten
Hayrına bedava
Üstelik adrese teslim ediyorum

https://open.spotify.com/episode/7pz9yKNToDrx5QcrHijcYZ?si=qVrql2u7QDa9cBVXORx3zA&utm_source=copy-link

Oğul

Tahtı varsa bir babanın
Oğlunun kalbidir
Bugünün veliahtı
Yarının sultanı
Taşırsa kalbinde
Rahat gidilir eller üstünde

Kıza yazılır güzellemeler
Gel gör ki
Kısa anılır centilmenler
Anaya sevgili
Babaya rakip olunca
Hakkı yenir gibi yiğitlerin
Aslen öyle mi ya
Kıyılır mı hiç
Gölgende büyüyen
Ayak izini takip edip
Gözünün içine bakana

Ey oğul
Dünyaya bıraktığım miras
Şimdi beni dinle biraz
(duyar gibiyim sesini
zaten öyle yapmadık mı
ömür boyu babalık
kısa kes yeter artık
der gibisin ya)
sözüm yine de sana

Adın anılınca
Ayaklar altında dünya
Sensin başımın tacı
Sensin bu ızdırabın ilacı
Kaybettik mi sana inancı
Zordur yaşamak
İşte asıl o zaman
Boştur konuşmak

Bilirsin babalar kolay söyleyemez
Herkesin bildiği bir gerçeği
Sen benden sonra gelen
Dünyanın en mükemmel erkeği
Belki tüm zamanların birincisi
Ona rağmen baba damının
Değişmez ikincisi

Boş ver bu yarışa,telaşa
Metin ol,el ver şu dünyaya
Yarını yapacak da
Lüzumsuz savaşları dindirip
Barışı koruyacak da
Sen olacaksın sen

Sade el kızını değil
Bilumum sülalesini
Mutlu etmeye çalışacak da
Ki daha zordur
Bir dünya savaşını önlemekten
Sen olacaksın sen

Bunu kimler yapamadı bilirsin
Bilumum dedelerin ve hatta ben
Her şeye rağmen
Hiç unutma ve gururlan
Toprağa koyduğun an babanı
Bu dünyanın sultanı
Sen olacaksın sen

https://open.spotify.com/episode/5YoCPEZtnvcICENHTcL4G3?si=AXbIIuklS1ukgFufWvuYSQ&utm_source=copy-link

Kız babası

Yeniden aşık olmaktır
Kız babası olmak
Anayı hatırlamak
Eşine gebe kalmaktır

Yıllar yıllar önce
Dili eşek arısı soktuğu bir gün
Şeytanın söylettiği kem sözü
Yalayıp yutmak
Binlerce kez tövbe etmektir
Allah huzurunda

Çiçeğe su vermektir
Hayatın pasını almak
Yarını göremezken
Kaygının tozunu atmaktır
Gözü karartmak
Uğruna savaşmak
Saçının teli,tırnağının ucu
Zarar görmesin diye
Meydan okumaktır her bir şeye
Efelenmektir en despot diktatöre

El oğlu dediğin yiğide gözdağı vermek
Uzaktaysa mutluluğunun izini sürmek
Sesinin tonundan anlam çıkarmaktır
Çatallıysa biraz
Bilet almaktır ilk otobüse
Bak hele şu hergeleye
Nasıl üzermiş kızımı diye
Yollara düşmektir söylene söylene

Kanıtlar edinmektir gizli gizli
Yeminler ettirmektir sizli bizli
Darılmasın diye gereğinde susabilmek
Üzülmesin diye bilmeze yatmaktır
Kabusa uyanmaktır en ufak bir şüphede
Sabahı zor etmektir akşam serinliğinde
Yanarken ateşler içinde
Meraktan üşümektir haber gelesiye

Bir damla gözyaşına
Dağlar devirmek
Üçüncü dünya savaşıdır
Kızın sızısı babaya
Topsuz tüfeksiz,göğüs yekpare
Savaşmaktır çıkıp ortaya
Kendini feda etmektir
Bir dirhem mutluluğa

Kız babası olmak zordur ha
Herkes olabilir olmasına
Yüze gülen gelin de kızındır aslında
Şöyle küçücük bir gülücük kondurup yüzüne
Bakınca gözünün içine
Hey anam babam hey
Vay anam babam vay
Yok böyle ayrıcalık
Yok böyle rakı balık
Kızım,iki gözüm,ciğerparem
Bağrım yanık,bağrım yanık,bağrım yanık…

https://open.spotify.com/episode/0RtM6VFLtpT3ALvw1S1LKB?si=PG8hLGjAQG6hQTI5gE6GzQ&utm_source=copy-link

Serenad

elinden çıkan kadar güzel
dilinden dökülmese de
aklından geçen kadar naif
notalar üstüne düşüyor hayatın
sevgisi anlatılsa bir babanın
böyle anlatılırdı

bin kez çalınsa
üstüne yakışan söz bulunmayan
bir serenad sanki
gözünde mutluluk işareti
görmeye can atan
bir babanın özlemi
böyle anlatılırdı

zamanın içine sıkışmış
tek sözüyle çıkmaya hazır
bir kahraman değilse de
nazına razı,ilgiye mazhar
bir babanın teşekkürü
ancak
böyle anlatılırdı

(Instagram: eliffloji )

Serenad

Konyaaltı sakinleri

Yazın geldiğin gibi
Kışın da gelirsin ya Konyaaltı’na
Orayı bekleyenleri görürsün
Yazı anladım da
Kışın niye çıplak ayak bunlar
Dedirtirken hava

El ayak çekildiğinde bile
Gidecek yeri olmayan
Orada burada
Soyunma kabininde,otobüs durağında
Sabahı akşam,akşamı sabah eden
Bir nevi göçmen
Kimi yakından Kepez’den
Kimi başka diyardan,uzaktan
Mesela Diyarbakır’dan

Dertleşmiştin biriyle
Kavgalı babasıyla
Kovulmuş evden
Gitmek istemiyor zaten
Daha fazlasını soramadım mı
Sormak mı istemedim bilmem
Üstümdeki üç beş kuruş
Onu ne kadar idare eder
Düşünmeyi istemem

Bir diğeri ta Lüleburgaz’dan
Hikayesi büyük
Büyük olduğu kadar ezik
Ama kendi değil
Güneşleniyor edasıyla
Topladığı ekmekleri
Yedirirken kuşlara
Değmişti gözüne
Bunlar kuşların demişti
Kendisinin olan bir şey gözükmüyorken
Önce ne kadar zorlandığını
Bir şey isterken utandığını anlatmıştı
Nerede kalıyorsun gibi abuk bir soruya bile
Centilmence
Homeless olduğu yanıtını vermişti

Bisikletin pedallarına nasıl bastıysam artık
Bir çırpıda döndüm eve
Sanki dönmezsem kaçacak
Dönebileceğin bir evin olduğunu bilmek
Dönebilmek her istediğinde
Bilmem ki daha mı fazla
Daha mı mutlu yaşatacak

Güzel havalarda sahile
Dökülür ya Antalya
O kalabalık içinde görünmez olurlar
Ne ara bir soğuk hava,fırtına
Tsunami çağrıştıran
Kumsal yutan büyük dalga
Hakim olsa
Görürüm yine onları
Bekliyoruz biz burayı
Hele dinsin yağmur
Hele dursun fırtına
Sahili de koyacağız yerine
Kumsalı da
Rahat uyu evinde,kafesinde
Bizi dert etme
Alışığız der gibi
Bakıp geçerler yüzüme
Nasıl da şaşırırım
Bilirim ben etmedikçe
Rahatsızlık vermeyelim kaygısıyla
Yanıma gelip etmezler tek kelime

Paylaşmayı düşünsem termosumdaki çayı
İkiye bölsem elimdeki keki
Sohbet edip hal hatır sorsam bir iki
Neyi halleder ki
Dünyayı “paylaşmadıktan” sonra

Düşünürüm
Sadece iyilikleri çoğaltacak
Dertleri bölüşecek
Küskünlükleri yok edip
Hayatı eşitleyecekler hayata gelmeli
Ya da en başa dönülmeli
Temiz,masum,düşünceli
Bir evlat lazım bu dünyaya
Tüm yaşananları hazmetmiş
Hepsinden ders çıkarmış
Yeni bir Adem’den olma
Yine bir Havva’dan doğma

https://open.spotify.com/episode/1KOSrk9Eq338ByYSIOc9sr?si=s0LuBmHuTJOdPPxcUoLHzA&utm_source=copy-link