DM’den yürüdü bana. Lafı çeviremedim. Konuştuk ordan burdan Şiir okuduk Didem Madak’tan Demeden yürüdü bana Hop dedim. Söyleştik eften püften Altını çizdik üstünü boyadık diyemediklerimizin Didem’den yürüdü bana Madak’tan Şimdi satır arası çözüm arıyor Habersiz yıl dönümündeki adaktan Şiir yazıyor.
Ümit kesilmezdi ‘can bedenden çıkmayınca’ Yazacaktın mutlaka bize yeni şarkılar Nasıl doğmuştu tek tek hepsi ‘hatırlasana’ Hep ezberde ‘dönence’,’halhal’ ve ‘dağlar dağlar” ‘Estağfurullah ne haddimize’ sana kızmak Niye bize bıraktın o ‘kol düğmeleri’ni ‘Delikanlı’ gibi gittin ‘geçti dost kervanı’ ‘Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” ‘Hayır’ deme tüm dünya ağlayacak arkandan Reva mı yaptığın bize ‘söyle zalim sultan’ Yaşam anlamsızlaşacak artık ‘gibi gibi’ Ne olursun durma şimdi yanına ‘al beni’ Kalbim sızladıkça dinledim ‘gülpembe’yi ‘2024”e randevun var değil mi? Senden öğrendik bizler ‘süper babaanne”yi Demek istediğimi ‘anlıyorsun değil mi? ”Allahım güç ver bana’ artık dayanamadım ‘Yine yol göründü gurbete’ anlayamadım ‘Alla pulla’ ölümü yanına varamadım ‘Güle güle oğlum”u, seni ‘unutamadım’
bizimkisi yaşamak için cambazlık kılı kırk yaran inceliğe inat genlere işlemiş kabalık zifiri karanlık ne cahili biter ne alimi kimse kendini bilmez birbirine karışır hepsi sopalık farketmeden geleceğe konan temlik ilimi bilimi eğip büken millete yediren hocaya duaya satan bedbinlik ezik yiyinti çöp toplarken son model telefona sahip ziyanlık enseye tokat mideye kesat itaatkarlık hak aramayı bilmeyen zavallılık mağdur adına suçu affeden vandallık masumu ispata zorlayan ahmaklık her tür hainliğe yataklık kısacası bu sahte insanlık düpedüz allahlık
alnımız açık ya bağrımız da yanık alnın açıklığı,haramsız,kinsiz eyvallahsız yaşamdan bağrın yanıklığı,manadan,itinadan ve dahi coğrafyadan sonsuzluk yuvarlak ve uzak bir kelime sınırsızlık istemsiz bir yaşam pratiği artık uslanmaz gönül kararmaz alın sonsuzluk olmasa da fikrimin dinamiği
bir daha gelirsem kulağa küpe olsun ağza geleni söyleyeceğim dişin kovuğunu doldurmayan için üzülmeyeceğim göze takılan gönüle düşsün gönüle düşen göze girsin diyeceğim iyi niyeti tarihi geçmeden tüketeceğim karşılık almadan asla sevmeyeceğim plan yapmayacağım akışına bırakacağım olmaza dönüp bakmayacağım kural değil,posta koyacağım aklıma mukayyet olacağım zira bunun şart olduğu anlaşıldı bir daha gelirsem zayıf yönümü açığa vuracağım bulursam özgüveni buzluğa koyacağım ki bozulmasın kendime günümü göstereceğim
Ateş üstünde yazılan kaderimiz Hep yanık,hep yanık. Bu yaşanan kahır,bu çekilen ceza Çok yazık,çok yazık. Bir vuslat hasreti var cennetine Gör artık!… Menzile ulaşmak adına yarış halinde Çok şeyi göze aldık.
bazen çizgi sözden fazlası ayinesi iş kişinin gereksiz anlatması ne yaparsan yap ne edersen et ister mükemmel ol ister eziyet gönül yoksa akıl sıra faydasız söylemesi sakın ha anlamsız ısrar kıyamet vakti gelir anlar garibin terekesi
kızım istanbul istanbul kızım olmak üzere uzağında olup ayrılamadığın dönüp dolaşıp demir attığın can parçası iki yakası bir araya gelse paçası kısa boğazları düğümleyen gönlün buruk acısı yaşanacak ne varsa yaşanacak budur açıklaması kadehler iki olsun saki kutlama yapacağız üniversiteymiş,diplomaymış işmiş,geçimmiş pöh!… ne kutluyoruz farkında mıyız gün gelir aşarız ayrılığı gün gelir anlarız babalığı