
sınır çizmek
tel örgüyle çevirmek
kendine sakladığı alanı
kul yapımı
iki kilometre beride doğup
milliyete dayalı
ayrıcalık edinmek
hakir görmek geri kalanı
kul yapımı
kafatasına bakıp
içi sorgulamamak
deri rengiyle avunup
üstünlük taslamak
kul yapımı
paraya değer verip
mülke teslim olmak
yiyeceğin çoğunu
bozup çöpe atmak
yeri gelince
aç kalana acımak
kul yapımı
arızalar olsa da
herkese iki ayak on parmak
gövde üstünde baş
olsa da bazen çatlak
yetmese de dünyanın
egsantrik haline
mangal gibi yürek
yerine göre
görmeye iki göz
duymaya iki kulak
iki tart bir söyle
bir ağız bir dil
konuşup anlaş diye
ki o bile şakıyor
yabancı birbirine
kültür,coğrafya dendi
oyalandı,kabullendi
önce sevildi çeşit çeşni
sonra ayrım körüklendi
ötekileştirmeye
en büyük bahanendi
kul bunları yaptı
bu kulları kim yaptı
sanma ki isyan
sanma ki baş kaldırış
haşa!…
gereğince düşünülmüş
layıkınca yaratılmış
her şey yanında sakil
gerisi laf-ı güzaf
insanoğlu
unutma,en değerlisi
bahşedilen akıl
yaşamın boyunca
yüreğini dinle
git götürdüğü yere
ancak ihmal etme
hep akla uygun takıl









