kimse tam sahiplenmese de biz bir aileyiz gevelemesinde evde,iş yerinde birilerinin yüzü suyu hürmetine idare edilen biber gazı yerine ara gazı verilen en az bir arkadaşım eşek vardır her tür abukluğa ortak aşırılığa tanık daimi sanık
pes şaşırınca söylenir insanımsıya hitaben o yüzden çüş diyorum semerini de başkası vursun artık
çocuk kalalım istedik bir yanımızla yanlış anladılar büyüyemedik
cana kastettiler gün yüzü göstermediler yetişemedik yirmilere depremde,kazada,selde hadi kader meydanda,protestoda,nümayişte canımıza okudular karşıt görüşlü adamlar ve dahi polisler,jandarmalar korumak için bir şey yapmadılar
çocuk kaldık ancak çocuk yaşta ölerek ahımızı aldılar ebedi yaşa mahkum ederek ondandır dilimiz,gönlümüz zehir zemberek
II.
hayat geçiyor zamanla mutluluğu değil mutsuzluğu çoğaltıyoruz
küçük bir çocukken oyuncak araba bayramlık pabuç topu ver oğlanlara kızlar için bir toka hatta güldürürken yüzü doyasıya yaş ilerledikçe hırslar büyüyüp ön almak mecburi geride kalmak arızi algılanınca boğuluyoruz mutsuzluğa
yine de peşindeyiz nasıl mutlu oluruz kimi sarıyor paraya kimi yelken açıyor aşka bulamayan bir bulan bin pişman üç vakit geçiyor ayağının altını öpen kesiliyor düşman
cepte para altta araba kışlığı,yazlığı köşkü,yalısı yaşamın darısı kendine göre derdin bıkmadan ürettiğin mutsuzluğa olmuyor deva
ten buruşsa boy kısalsa kilolarca fazlalık ayaklar taşımasa akıl başa gelse bilgi arşa çıksa parayla alınmayan tecrübe tavan yapsa yetmiyor yetmiyor mutluluğa
mutlu olmak çocuk kalmak galiba yürekteki o masum pıtırcık anahtar onda
mendireğim koruganım akıttım gözyaşlarını içime engin denizlere salamadım hiç bir sitem heba olmasın her bir acı akılda kalsın kıyamadım
tekrarı yok hüzünlerin sıra artık sevinçlerin ben senin mendireğin ben senin koruganın yaşar gideriz birlikte ister bir filikanın ister çukurun içinde yeteriz nasıl olsa yeteriz birbirimize
Yaklaşık bir yıl önce Spotify’da “Yazdıklarımı okudum” podcast’ini açmıştım.Bir sonraki aşamada okuduklarımdan seçtiğim örnekleri seslendirmeye ve “Okuduklarımı okudum” podcast’i altında toplamaya niyetlenmiştim. Zamanı geldi.İlk örnekleri okudum bile.
gitme diyorum söz lüzumsuz fikir bende karar sende davul bende tokmak sende dert bende derman sende gençlik olunca serde hükmü yok bendekilerin biliyorum
gidersen eksilirim üzülürüm diye değil korkuyorum hayat,hayal kurarken göze sokar en parlağını göremezsin başkasını en parlağı değil en yarayışlısı lazım diyorum dinletemiyorum
kendi düşen ağlamaz sen bilirsin nasıl diyeyim ne ermiş ne meleğim ön kesmek istemem ardını kolluyorum ikisi birden nasıl başarılır bilemiyorum
kervan yolda düzülür ergen evvel üzülür bulunur bir çözümü ne yaparsan yap diye geliyor dilimin ucuna diyemiyorum
nasıl olacak bu işler kara kara düşünürken vakit geçiyor be yavrum bunu ben biliyorum bunu sen biliyorsun bunu herkes biliyor bunu herkes yaşıyor amma ve lakin tekrarlayıp dursam da ustanın dediği gibi: “…anlatamıyorum”
bak Kraliçe Elizabeth bile doksan altı yaşında onca zenginlik,asalet yetmiş yıllık kraliyet veda etti hayata
doksan altı olmaz doksan yedi doksan yedi olmaz bilemedin yüz göçüp gittikten sonra çoluk çocuğun arkadaşın,dostun söyleyecek güzel sözü senin adına bakacak yüzü olmalı herkes prens,prenses değil sonuçta
koskoca Kraliçe Elizabeth britanya yurdunun hakimi baş tacı aristokrasinin bel kemiği sonsuz kıvancı süper güçlerin kıramayacağı bırak kırmayı ağzının içine bakacağı E-li-za-beth K-ra-li-çe bile…
hey gidi koca dünya için güzellik dolu güya sınamaya sınanmaya geldik görmeye bir dolu rüya uğursuzu,yobazı yalancısı,madrabazı koltuğa kazık çakanı bir gece ansızın geleni bir gece ansızın gideni bulamadık bekleneni britanya bilmem ama en azından kendi yurdumda biliriz kim hayal kırıklığı müsebbibi
hey gidi fani dünya olup olacağın verip vereceğin bu mu ya?… hadi oradan,hadi oradan kes bileti,kır kalemi daha fazla oyalamadan
hiç umurunda değil huyu böyle bol bol tükürüyor onunla da kalmıyor ihtiyaç halinde gayet normal keyfinde tükürdüğünü yalıyor yalayabiliyor
sorun değil onun için ha bire ha bire ha bire tükürüyor hem de yere,her yere rüzgar nerden eserse aldırmıyor,üfürüyor aldırmıyor,tükürüyor karşıdan da esse cahil cesareti pişkin nedameti tükürmeden duramıyor
yüzüne gelse uyarsa etrafı aman dikkat dese bir iki fırıldağı kızıyor,deliriyor daha çok tükürüyor
lama mübarek bitmiyor tükürüğü bitmiyor üfürüğü sınıra geldi ama hak ediyor,alacak pek yakında ıslak bir öpücüğü